25 Ekim 2009 Pazar

State of Play (2009)



Serkeş, dağınık ve başkalarına aldırmaz bir hayat süren gazeteci Cal MacAffrey (Russell Crowe) işinde son derece tecrübeli, gazetenin genel yayın yönetmenine bile sözünü rahatlıkla geçirebilen, habercilikte etiğe önem veren, kadınların gözdesi bir insandır. Elden geldiğince kısa tutmaya çalıştığım karakter özellikleri bile filmin klişelerle örülü yapısı hakkında bir şeyler söylüyor bence. Sırf karakter, dolayısıyla da başrol oyuncusu için yazılmış ve yapılmış bir film. Kahramanımız bir olayla karşılaşır, karakterinden ve mesleki sorumluluklarından ödün vermeden değme dedektiflere taş çıkartarak sorunu çözer. Ama acemi gazeteciyi yaptığı habere ortak edecek alçakgönüllülüğü de ihmal etmez. O karizmatik bir insan evladıdır (filmi yapanlara göre elbette) ve zor şeyleri başarmak onun için çok önemli değildir.

Ama bu tür kasıntılı filmler, hikâyeler ve karakterler artık bayatladı. Bir de filmde herkes, olası çok büyük sonuçlarına rağmen, sadece başroldeki gazeteciye endekslenmiş düşünce, eylem ve söylemlerde bulunuyorlar. Olayları başroldeki oyuncunun bildiği kadarıyla takip eden izleyici etkiyi artırmak adına yapılan sözde sürprizlerle şaşırtılmaya çalışılıyor. Ama bence başarı sağlanamıyor. Ben Affleck’in berbat oyunculuğuna da değinmeden edemem. Film bir zaman kaybıydı.





0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.